Üstüngel Arı-YÜK-Bir Pezevengin Anatomisi Yahut Büyümesine İzin Verilmeyen Bir Çocuğun Yetişkin Şımarıklığı Yahut Düpedüz Şuursuzluk

İNTERAKTİF ROMAN

insanların kendilerine itiraf edemedikleri şeyler vardır kudret. insanların kendilerine bile itiraf edemedikleri şeyler vardır kudret. insanların, en çok da kendilerine itiraf edemedikleri şeyler vardır kudret. bugün dokuz ağustos iki bin on yedi. leş gibi kokuyorum kudret, leş gibi. sevdiğim herkesi istismar etmek istiyorum. İstismar nasıl edilir bilmek istiyorum. beni seven herkesi korumak; fakat kendi sevdiklerimi kullanmak istiyorum. bugün, bir gün daha eskittik aşkımızı, bedenlerimizi, birbirimize olan meylimizi ve heyecanımızı. ölüme koşuyoruz el ele… çarpışmamız sesli olacak.

kudret ne karalıyorsun sen öyle?

çarpışmanın çıkaracağı sesin şiddetini hesaplamaya çalışıyorum.

matematik benim işim değil kudret, çarpışmanın edebi görünümü benim işim.

bir kadından istediğini alamayan bir erkeğin gazabı büyük olur. İntikam çerezdir, yedikçe yediren. İnsanın, iyilik namına yaptığını kendine dikte ettiği fakat aslında intikam hissini doyurmak için yaptığını kendine itiraf edemediği-kendine bile itiraf edemediği-en çok da kendine itiraf edemediği kötülükler vardır. bir insanın en büyük yanılgısı, farkında olan bir insanın ise en büyük sahtekarlığı kendinin iyi bir insan olduğuna inanmasıdır kudret. İyi insan diye bir şey yoktur; bunu biz insanlar uyduruyoruz.

“bir yerden başlamam gerekiyordu öldürmeye, kendimden başladım. hepinize sıra gelecek, acele etmeyin” dedi adam. “ölümüme hepiniz iştirak edeceksiniz birer birer öldürülerek.”

hangi adam? kaktüsleri gölgeye aldığından beri, daha da yeşerdiler farkında mısın?

evet kudret, yeni dal vermeye bile başladılar. çöl bitkisi olan bir bitkinin güneşten kaçması çok büyük çaresizlik içermiyor mu sence de?

herkes başkaldırmak ister yazgısına, çok azı başarır.

haklısın kudret.

çarpışma dedim de, bir anım geldi aklıma. yatılı lisede anatomi dersindeydik. anatomi muhteşem bir bilim fakat organizmamız hakkında bu kadar çok şey bilmemiz önce hayranlık uyandırırken sonrasında sorgulama ve eleştiri cürreti getirebiliyor bünyemize. her neyse, buna sonra değiniriz. unutmazsak. hoca bir meseleyi izah etmek için örnek vermek istedi. şimdi dedi, ben denize koridorda hızla koşarken çarparsam, deniz parça pinçik olur. zira ben devasa boyuttayım, o çelimsiz-çelimsizliğimin sebebi de açlık tabi-, bu yüzden denizle bizim asla çarpışmamamız lazım.

bu örneği, hangi meseleyi açıklığa kavuşturmak için vermişti hoca?

bunu hatırlamıyorum. insanların neyi neyle niçin örneklediklerini kim bilebilir…

anatomi ve fizyoloji dersi sayesinde, insan vücudunun muhteşem bir dizayna sahip olduğuna hükmetmiştim on dört yaşımda. geçenlerde, yani kırk yaşımda, metroda incelediğim insan vücutları bana şu cümleyi kurdurdu: insan vücudunun tam ortası bok kuyusu; yani böyle mi olmalıydı gerçekten, vücudumuzun tam ortası bokla dolu mu olmalıydı, başka bir çare bulunamaz mıydı?

kılıç çiçeği, başına gelen son felakete rağmen hala canlı ve yaşamaya istekli kudret, bunu takdir ediyorum. bir çiçeğin içgüdüsü kadar çelişkisiz olmak, mümkündür belki de.

 

 

Reklamlar

Üstüngel Arı-YÜK-Bir Pezevengin Anatomisi Yahut Büyümesine İzin Verilmeyen Bir Çocuğun Yetişkin Şımarıklığı Yahut Düpedüz Şuursuzluk” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s