alice bile harikalar diyarında kudret

“kimin neyi hak ettiği tartışılır kudret. bu ülkedeki bipolar ve şizofren insan sayısı tahminlerin çok üzerinde; cinayet, çoğumuzun rutini. katledilen hiçbir ruhtan kan sızmıyor. cinayetten sakınmanın yolu psikoloji ilmini öğrenip, genetik psikiyatrik vakaların özelliklerini öğrenmiş olmaktan geçiyor olabilir. insan ırkının neyi, ne için yaptığını çözebilmiş olmak ebedi huzur kaynağı; hastalıklı iradeyi dizginlemek için hastalıklı iradenin hastalıklı irade olduğunun ayırımına varmak ve hastalıklı kısmını reddetmek gerekir o iradenin. roman kahramanları öldürmeye devam edebilirler tabi. ama yarattığın iradeye boyun eğeceksen, öldürme yetisi vermemelisin yaratılmış karaktere. yarattığın karakter senin oyuncağın olmalı kudet. david lynch olabilmek her vakanın harcı değil. bir anathema kolay yetişmiyor. şizofreniyi parmağında oynatan insanlar bunlar. ben tanrı olsam misal, david’i cennetime alır vincent cavanagh’ı başkomiser yapardım o cennete. iradesi sarımsak kokan insanlar devam ediyor öldürmeye, öldürmeye, öldürmeye… andrey hepimizi kutsasın, ağmen. iki askerin arasında olayı anlatan sanık dedi ki: ben bipolarım hakimim. işte biz böyleyiz. her şeyi zimmetimize geçiriyoruz; yahu hakim ne diye senin olsun! polisler dövdü beni, zaten raporum da var darba ilişkin. bipolar nedir ki, ne oluyor yani bipolar olunca dedi hakim. hayaller görüyorum hakimim, aşırı mutsuz oluyorum bazen, intiharı düşündüğüm oluyor filan. yanımda oturan müşteki doktorum-ben de doktoru geçirdim zimmetime işte, sahiplenme hastalığı toplumumuzu ele geçirmiş kudret- eğilip kulağıma-bu anlattıkları olmuş da olabilir olmamış da, dedi. -hangi anlattıkları, dedim. işte polisler bu adamı gerçekten dövmüş de olabilirler dövmemiş de, yani bipolarlık böyle bir şeydir, hayalinde kurgulayıp anlattıklarını, inanmış olabilir ve bunu ispatlamak çok zordur. darp raporu ne olacak peki dedim. -o raporda yazanlar gerçektir fakat sanık kendi kendini darp etmiş olabilir. sayın hakimin eğlendiği çok belliydi izlediği tiyatrodan, şu bipoların inanmışlığı lazım bize kudret, bipolar olmasak da taklit edebiliriz bence bu inanmışlığı. alice bile harikalar diyarında düşün, biz neden olmayalım! ülkemi seviyorum kudret, kimse birbirini tanımıyor ama tanımaya çabalıyor en azından. doktoruma -sen kim oluyorsun da demiş bizim sanığımız, sen kimsin zekasız demiş. zekasız dememiştir o, zekasız senin lafın çünkü, geri zekalı demiştir. evet geri zekalı demiş, sonra da doktor kendi kendine -ben kimim ki zaten demiş serzenişte bulunarak tüm evrene. sanığımız kudret, doktorumuzu kendini sorgulamaya sevk etmiş. hıı evet, pragmatist yaklaştım vakıaya, irademi parmağımda oynatmak istiyorum çünkü…”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s