Katilimi Arıyor Polis Peşimde

Dersten çıktım. Akşamın dokuzunu geçmiş saat. Yürümek istedim. Hava mis. Kent insanının gündelik telaşı sürmekte. Kimi yalnız, kimi de gruplar halinde koşuşturuyor amaçlı amaçlı. Yürümeyi seviyorum; yürümeyi kim sevmez! Bugün daha bir istekliyim yürümeye neden bilmem… Birikmiş bir şeyler belli, birikmiş bir şeyler içimde. Tortu dolmuşum. Etrafımdaki hiçbir ayrıntıyı gözden kaçırmamaya da niyetlendim fakat içime odaklandım bir süre sonra yine. Çünkü ben, etrafımdaki her şeyi içime hapsedip önce, topluca gözden geçiriyorum sonra. Bir yere yetişmem gerekmiyor şu an, rahvan yürüyorum, sarsmadan. Amaçlı yürümek diyorum, amaçlı yürümek yürümelerin en kolayıdır. İnsan, gideceği yeri ve vardığında orada yapacağı şeyin alışılmışlığını bilmenin sakinliği ile yürürken; belirsizlik ve bilinmezliğin kaygı sebebi olduğu gerçeğinden uzaklaşır, uzaktadır diyorum. Sakinim. Soğukkanlıyım yine. Sakince küfrediyorum belirsizliklerin tedirgin ediciliğine yürekten. Bu amaçsız yürümek, uzun zamandır hissetmediğim bir iç huzuru getiriyor bana. Amaçsız tüm yürümelerimin ağırlığından ibra oluyorum bir vakit. Bütün amaçlarımı kaybetmişim diyorum; bütün amaçlarımı kaybetmişim ve yalnızca yürümeye amaç yüklemişim yıllar içinde olmaması gereken biçimde… Amaçsız yürümenin huzurunu yasaklamışım kendime diyorum. Varlığımı taşımayı zorlaştırmışım kendime, kasvete bulamışım bünyemi, her yanım ziyan diyorum. İçim burkuluyor; insan diyorum, insan mutlu bir aşk yaşarken de yapabilmeli edebiyat diyorum. İnsanın yaralarını külliyen yok edecek bir aşk icat edilmedi diyorum. Aşk diyorum; aşk, mutlu ve yarasız olmak zorunda değildir. Zaman, ışık hızıyla geçiyor önümden tam o an, görüyorum. Geç kaldım diyorum; geç kaldım ve kaçırdım zamanı. Ne çok şey kaçırdım koşarken, koşmasam yakalayacağım!

Yukarıya baktım; yukarıya baktım ve yan yatmış bir çanağa benzeyen ayın bana eşlik ettiğini görüp gülümsedim. Gülümsedim çünkü çocukluğuma dair bir anı geldi aklıma. Köyde… Annem ve kardeşlerimle birlikte dayımlardan eve dönerken babam beni sırtına alırdı. Babamın sırtında olmanın verdiği güvenle, düşmeyeceğimden emin bir şekilde, yol boyunca gökyüzünü izlediğim bu dönemlerde dikkatimi çekmişti ayın bu davranışı ilk olarak. Şaşkın şaşkın gülerek elimi kaldırıp işaret parmağımı göğe diker ve “ay dede bizimle geliyor, bakın!” derdim kardeşlerime, onların da şaşırmasını bekleyerek. Kardeşlerim gülerdi böyle anlarda bana bakarak; benim bilmediğim bir sırrı bildikleri ortadaydı…

Kararlıyım bugün; dokunacağım bütün yaralarıma. Dokunmakla yetinmeyeceğim hatta. Biliyorum ben, biliyorum kanıyorlar hala sahte bir kabuğun altından altından. Ey yaralarım diyeceğim, ey yaralarım, herkesi kandırabilirsiniz ama beni asla diyeceğim. Kaldırıp kabuklarını, tuz basacağım her birine. Ey yaralarım diyeceğim, ey yaralarım, oradasınız biliyorum. Gırtlağımı sıkacağım önce, boğmaya çalışacağım kendimi babamın elleriyle. Kurtaracağım kendimi boğulmaktan annemin elleriyle. Küfredeceğim gırtlağıma yapışan tüm ellere öksürürken. Öldürmeliydin beni baba diyeceğim, öldürüp kurtarmalıydın! Bıçağı kapıp saldıracağım sonra kendime. Saplayacağım en keskin ucunu bıçağın rahmime rahmime, doğmamış çocuğumun babasının elleriyle. Saplayacağım ve katilsin sen diye bağıracağım babama; katilsin baba, katilsin… Yavaş yavaş öldürdün sen beni diyeceğim, seyrettin uzaktan uzaktan, acı içinde ölüşümü. Katilsin baba, katilsin, katilsin. Çocuğum alacak elimden bıçağı ölü elleriyle; bir kez daha kurtarılacağım yavaş yavaş ölmeye, rahmim büyük bir kasırga. Küfredeceğim, kendime sapladığım her bıçağı çekip elimden alan her ele; küfredeceğim ellerime başladıkları işi bitirmedikleri için… Küfredeceğim çocuğumun ölü ellerine, babasını kurtardığı için. Baban diyeceğim, baban hak ediyordu beni öldürmeyi; babanın hakkı katillikti diyeceğim. Çocuğumu öldüreceğim babasının elleriyle bir kez daha. Suçu üstlenip katil olacağım her yanım sigara yanığı. Sigara söndüreceğim tenimde sevgilimin elleriyle; sevgilim üfleyecek dumanı üstüme üstüme. Dumanın hazzı bünyemde, her yanım yanık. Babamın elleri gırtlağımda, keskin bıçak ucu rahmimde, polis peşimde… O savaş uçağı geçmemeliydi tam üstümden ey polis! Geçip üstümden cehennem sesi çıkartarak, beni korkutup kaçırmamalıydı cinayet mahallinden. Cinayete tam teşebbüsten değil, cinayetten aranmalıydım!

Sigara içeceğim, sigara içip üfleyeceğim dumanı; üfleyeceğim yarama yarama. Seni seviyorum ey ruhum, içine içine kanayan tüm yaranla seviyorum seni diyeceğim… Sevişeceğiz. Kan fışkıracak ruhumdan, polis peşimde. Katilimi arıyor polis peşimde!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s