ece hanım

+iyi günler efendim, ismim ece, nasıl yardımcı olabilirim size?
-merhaba ece hanım, şimdi ben mavi akıl küpü tarifesi…
+sesinizi alamıyorum efendim.
-sesimi vermeyi düşünmüyorum zaten, mavi akıl küpünden ayrılıp bir alttaki tarifeye geçmek istiyorum, kendimi azaltmaya karar verdim de…
+kontrol ediyorum efendim…
-…
+biraz daha bekleticem sizi…
-bekliyorum.
+efendim maalesef bir alt tarifeye geçerseniz cayma bedeli ödeyeceksiniz, yasalarımız izin vermiyor kendinizi azaltmanıza…
-hımm anladım, peki benim taahhüdüm ne zaman sona eriyor, sizi terk edip başkasına varacağım da?
+otuz bir mayıs iki bin on yedide sona eriyor efendim taahhüdünüz.
-tamam, otuz bir mayısta bitiyor bu ilişki.
+yardımcı olabileceğim başka bir konu var mıydı efendim?
-yok hayır, sağ olun.
+bana 10 puan vermeyi unutmayınız efendim.
-niçin 10 puan verecekmişim size?
+sizi bilgilendirdiğim için.
-hımm anladım, black mirror çeviriyoruz. yalnız ben herkese sıfır puan veriyorum black mirrora bağladığımızda gündelik hayatı.
+niye efendim?
-daha sert çakılasınız dibe diye; yüzüstü düşesiniz en yüksekten ve ağzınızı burnunuzu dağıtasınız, omurlarınızı tesbih boncuğu gibi saçasınız etrafa diye. başka türlü yok kendinizi göreceğiniz. kendinizi görüp sonra da karşınızdakini göreceğiniz. “duyuların alışkanlıkla körelmiş olmadığı yeni yerlerde eski yaralar deşilip eski acılar canlandırıldığından” diyor marcel…
+marcel kim efendim?
-işte marcel, alışkanlıkların duyuları körelttiğini tespit ve iddia ediyor. alışılmışın dışına çıkmanın da körelmiş duyuları harekete geçireceğini dile getiriyor. çoğu insanın alıştığı rutinin dışına çıkmaya korkuyor olmasını çok iyi açıklıyor bu tespiti marcel’in. insan diyor marcel, insan acı çekmekten korktuğu için alışkanlıklarına sadık yaşıyor diyor.
+efendim daha önce de belirtmiştim, konuşmalarımız size daha iyi hizmet vermek adına kayıt altına alınıyor.
-alınsın, bütün konuşmalarım kayıt altına alınsın ama bana efendim demeyi bırakınız lütfen, ben sizin efendiniz değilim; kimse kimsenin efendisi değil.
+ama efendim…
-efendim yok! konuşmamızı sizi daha iyi sarsmak adına kayıt altına alıyorum.
+size yardımcı olabileceğim başka bir konu var mıydı?
-normallik diyor theodor, normallik ölümdür diyor. bu konuda ne düşünüyorsunuz bana daha iyi hizmet vermek adına?
+bu konuda burada düşünmem yasak efendim.
-ece hanım, normallik ölümse, ölü olmak için normal olmak mı gerekir? yoksa normal olmak için ölü olmak mı? normal olmazsak ölmez miyiz ece hanım? ölürsek de, bu bizim anormal olmadığımızı mı gösterir ece hanım? hem ölüm iyi bir şey olsa, ölüm pompalamaz mıydı bize tüm sanatçılar, siyasetçiler, bilim adamları ve şairler?
+siyasetçiler zaten ölüm pompalıyorlar efendim.
-ece hanım, konuşmalarımız siyasetçiler için kayıt ediliyor.
+siyasetçiler için yapabileceğim başka bir şey var mı efendim?
-ölebilirsiniz bence. şirketler batmasın diye ölebilirsiniz halk olarak.
+zaten ölüysek efendim?
-bu, ölünüzün bile şirketlere çalıştığı manasına gelir ece hanım.
+mutlu olmak için ölü olmaktan başka seçeneğimiz yok efendim.
-bence mutsuz olmak da bir seçenektir. insan mutsuzluğu seçmeye de cesaret edebilmeli.
+efendim cesarete iznimiz yok.
-ece hanım?
+efendim?
-ece hanım, atın kendinizi bulunduğunuz plazanın 17. katından. ölümünüz anormal olsun. yaşamınız haber olmadı ya ece hanım hiçbir mecrada; ölümünüz haber olsun tüm derecelendirme kuruluşlarında.
+iyi günler efendim.
-bence günün kötü olması da bir seçenek. insan kötü bir gün seçmeye de cesaret edebilmeli.
+…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s