Arar Bulurdun Gerçekten Özleseydin*

Kimse kimseyi sevmiyor.

Herkes, kendi kişisel varlığını gerçekleştirme telaşında, bir diğerinin kişisel varlığını ezip yok etme pahasına; hatta bu, öncelikli amaç bile olabiliyor, yani kişi, kendi kişisel varlığını gerçekleştirmeye temel yapıyor bir diğerinin kişisel varlığını yok etmeyi… Mutsuzluk dediği şeyi kendi eliyle inşa ediyor insanoğlu, sonra da ağlıyor yarattığı şeye sarılıp “ben neden mutlu olamıyorum!?” diyerek… Kendi kendini mutsuz edenler diyarında, kendi eliyle mutsuzların dramına malzeme oluyor bu gerçeğin farkında olan üç beş insan; hala naif bir şeylerin, birilerinin kalmış olabileceği inancından kaynaklı boş bulunmuşlukla… İnsanoğlu, yolu bir başka insandan geçmeyen-sömürü manasında olmayarak, karşılıklı manevi paylaşım ve kazandırma içinde olarak- mutluluk otobüsünün, yolun ille de bir yerinde uçuruma yuvarlanarak stop edeceği kaçınılmaz gerçeğine uğrayacağını inkar ederek yaşamayı uygun buluyor bu uğurda ve kurduğu her ilişki sömürü kokuyor böylece… Sömürü çok pis kokuyor, tıpkı bir ceset gibi! Nerede bir insanı öpmenin masumiyeti? Ve çürüdü, sevgiliyle öpüşmenin zarureti. Şimdi her şey, herkes ceset kokuyor daha yaşlanmadan… Oysa, ölümün kıyısına kadar yaşlanmışın kokusu idi ceset kokusu… Ne kadar yaş alırsan o kadar uzaklaşıyordun gençliğin kokusundan ve yaklaşıyordun ölü kokmaya… Şimdi gençlik ölü kokuyor, gençler ceset… Durun, ters yöne gidiyorsunuz! Ölüler bu tarafta, siz ölü değilsiniz… Nafile! Devam ediyorlar bir diğerini ezip yok etmeye, kendi kişisel varoluşları için; bir kez ateş edip birden çok insanı vuruyorlar…

“Hayır, ben seviyorum!” mu diyorsun? Üç yıl sonra tekrar konuşalım… Ya da üç ay sonra. Üç vakte kadar değişiyor her şey nasıl olsa. Üç vakte kadar meşhur olacaksın. Meşhur olduktan üç vakit sonra da mutsuz. Ancak, bunu anlaman ömrünü alacak. Üç vakit sonra da unutulacaksın; unutulmuş bir ölü olacaksın. Üç vakitler alacak seni… Kendi kendine kurban olacaksın en sonunda; hedefe giden yol sandığın tüm yolların, kimsesiz bir boşluk bıraktığını arkanda ve içini bomboş eylediğini o yolda öldürdüklerinin… Ölünce anlayacaksın topyekün. Boşlukta sallanan bacaklarını izlerken… Ellerinden kan damlayacak tüm gövdene, ceset kokarak.

Ceset kokacaksın ölmeden.

 

*Karaçalı-Sesindeki Haziran

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s