Doktor

Ruh üşümesi bu… Bacaklarıma rüzgar çarpıyor. Ruhu üşüyünce ruhu hastalansa ya insanın doktor, bedeni değil de… Bu hiç adil değil. Yağ bezleri diyorum bir de doktor. Alsan diyorum hepsini? Hıı, alamazsın tabi… Biliyorum. İskeletim yürüyemez kendi başına. Kaslarım da dökülür yere iskeletimsiz. Yine de işte… Sevemiyorum yağ bezlerimi doktor. Doktorcuğum… Uzaklardan tanıdık biri adımı seslendi sanki böyle söyleyince. Uzaktan. Uzaktan. Daha da… Uzaktaki halin. Uzaktaki haline uzaktan bakan halim. Dişlerim döküldü sanki elime. Diri diri sökülüp döküldü… Evet doktor, ruhu üşüten nedir sence? Dışarıdaki yağmur mu? Yıllardır aradığım lodos mu? Aaahh sanmam. Ruh, kaybolmadıkça üşümez. Ve kaybolan ruhu sıcak su torbası ısıtmaz. Saçmaca alakasızlık oldu bu doktor. Sıcak su torbasını koyamazsın ruhun ayaklarının üstüne. Etinin ayağının üstüne koyarsın. O da ısıtmaz ruhun üşüyen ayaklarını. Çorap giydim zaten. Ama rüzgar işte doktor… Çok şiddetli esiyor ayağıma ayağıma. Ahh gitti yine, uzaklardan bana bakan sesin… Beni çağıran gözlerin de. Böyle oynamasan keşke diyorum doktor, böyle oynamasan bu lanet oyunu. Gider gibi kalmasan. Kalır gibi gitmesen. Yarıklarına ateş dolmuş beynimi bir de sen yakmasan. Dişlerim dökülüyor sanki elime sen böyle yapınca. Diri diri sökülüp dökülüyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s